SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1435 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadîsi Buhârî ile Tirmizî «Kitâbu't-Tefsîr»de, Nesâî «Işretü'n-Nisâ»da, ibni Mâce de «Nikâh» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir.

 

Bu mânâda birçok hadîsler rivayet olunmuştur.

 

Âyet-i kerîmedeki «Hars»den murâd: Kadınların fercleridir. Esasen bu kelime ekilecek tarla mânâsına gelir. Kadınların rahimlerine atılan nutfeler ekin tanelerine benzetilmek suretiyle onlara da hars denilmiştir.

 

imam Ahmed'in Hz. ibni Abbâs'a isnâden rivayet ettiği bir hadîsde beyân buyurulduğuna göre bu âyet-i kerîme Ensâr'dan bâzı kimseler hakkında nazil olmuştur. Bunlar Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kadınlarla cimâ'nın usulünü sormuşlar; o da :

 

«Ferce cima' etmek surtiyle ne şekilde olursa olsun yakınlık et!» buyurmuşlardır.

 

îbni Avn'ın rivayetine göre âyet-i kerîme Ensar'dan bir adam hakkında nazil olmuştur. Bu zat karısına dübüründen yakınlık etmiş. Bu mesele halk üzerinde pek büyük bir aksi tesir icra' etmişti.

 

Kadına dübüründen cima' etmenin hükmü ulemâ arasında ihtilaflıdır. Muhammed b. Ka'b El-Kurazî, Saîd b. Yesâr imam Mâlik'e göre mubahdır. Delilleri Ebu Saîd hadîsidir. Mezkur hadîse göre bir adam karısına dübüründen yakınlık etmiş, halk bunu nefretle karşılayınca Allah Teâlâ hazretleri:

 

«Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Imdi tarlanıza nereden isterseniz gidin» [Bakara 223} âyet-i kerîmesini inzal buyurmuş. Bu zevat âyetteki «nereden isterseniz» ifadesini, «isterseniz fercden, dilerseniz dübürden cima' edebilirsiniz» mânâsına almışlardır. Fakat Mâlikiye ulemâsı imam Mâlik'in bu şeni fiili mubah kabul etmediğini söylemişlerdir.

 

imam Şafiî'nin: «Dübürden cimâ'ın helâl veya haram kılındığı hususunda Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den sahih hadîs rivayet edilmemiştir...» dediği rivayet olunmuşsa da  Hâkim'in beyânına göre Hz. Şafiî bu sözü ihtimal eski mezhebinde iken söylemiştir. Yeni mezhebinde dübürden cimâ'ın haram olduğunu tasrih etmiştir. Şâfiîler'den imam Nevevî bu mesele hakkında şunu söylemektedir: «Sözlerine îtimad olunan ulemâ kadın'a gerek temiz gerekse hayızlı halinde dübüründen cima' etmenin haram olduğuna ittifak eylemişlerdir. Delilleri birçok meşhur hadîslerdir :

 

(Karısına dübüründen cima' eden mel'undur)  hadîsi gibi.

 

Ulemâmız hiç bir hâl-ü şartda gerek insan gerekse hayvan dübürüne cima' etmenin helâl olmadığını söylemişlerdir.»

 

Filhakika Sahabe ve Tabiîn'in cumhuru bu işin haram olduğuna kaaildirler. Sahabeden Ali b. Ebî Tâlib, Abdullah b. Abbâs, Abdullah b. Mes'ud, Abdullah b. Amr, Câbir b. Abdillah, Ebu'd-Derdâ, Huzemetü'bnu Sabit, Ebu Hureyre, Ali b. Talk ve Ümmü Seleme (Radiyallahu anhum) hazerâtıyla Tabiin'den Saîd b. El-Müseyyeb, Mücâhid, ibrahim Nehaî, Ebu Selemetu'bnü Abdirrahman ve Atâ' b. Ebî Rabah'ın kavilleri bu olduğu gibi, imamlardan Süiyân.ı Sevrî, îmam Âzam, imamEbî Yusuf, imam Muhammed, imam Ahmed, ishâk, sahih kavle göre imam Şafiî ve diğer birçoklarının mezhebleri de budur. Bu zevat birçok hadîslerle istidlal etmişlerdir. Ez­cümle Tahâvî ile Taberânî'nin sahih isnâdla tahric ettikleri ibni Huzeyme (Radiyallahu anh) hadîsinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

 

«Allah hakikati beyandan istihya etmez. Kadınlara dübürlerinden cima'da bulunmayın»  buyurmuşlardır.

 

Tahâvî, Tayâlisî ve Beyhakî'nin sahih bir isnadla tahric ettikleri Amr b. Şuayb    hadisinde :

 

«Kadınlara dübürlerinden cima'da bulunmak küçük livâtadır.» buyrulmuştur. Yine Tahâvî ile ibni Ebî Şeybe, ibni Mâce ve imam Ahmed'in Hz. Ebu Hureyre'den tahric ettikleri bir hadîsde :

 

«Karısına dübüründen cima'da bulunan kimseye Allah (Azze ve Celle) bakmaz» buyrulmaktadır. Bu babda Câbir b. Abdillah, Talk b. Ali (Radiyallahu anh) hazerâtından da hadîsler rivayet olunmuştur.

 

Dübürden cima'ın haram olduğunu söyleyenler âyet-i kerîmedeki (Nereden isterseniz gidin) ifadesini : «Önden ve arkadan kadının fercine cima'da bulunabilirsiniz» şeklinde tevil etmişlerdir.

 

Gerçi Hanefîler'e göre itibar sebebin hususiyyetine değil, lâfzın umumunadır. Lâkin bu babda vârid olan hadîslerin pek çok olup âyet-i kerîmeyi umumundan çıkararak önden ve arkadan ferce cima'da bulunmak mânâsına tahsis etmişlerdir.